Sayı: 254 - Ortalama okuma süresi: 5 dakika (1.149 kelime)

Yorgunluk değil alarm: Bugünün insanı, bedeni ve yoga

Hazırlayan: Evrim Bayram

Birçoğumuz bugünlerde genellikle sempatik sinir sisteminde yaşıyoruz; tetikte, hızlı, hazır ve yorgun. Bu elbette düşünüldüğünde pek de şaşırtıcı değil. Sürekli uyarılan, yetişmesi gereken, belirsizlikle çevrili bir dünyada bedenin alarmda kalması bir zayıflıktan ziyade, bir uyum biçimidir. Zannediyorum ki meselemiz, bu halin farkına varılamaması ve ondan çıkabilmenin mümkün olduğunun bilinmemesi. Pek çok insan sinir sistemini regüle edebileceği, nefesiyle bedeni arasında yeni bir ilişki kurabileceği araçlara sahip olduğunu bilmiyor. Kendine bu anlamda emek vermek, durmak, hissetmek ve düzenlemek için zaman bulunamıyor, ihtiyaçtan çok lüks olarak algılanıyor ya da bir sebeple öncelik verilmiyor.  Fikrimce bunların nedenlerinden biri de yoganın yanlış anlaşılması olmalı. Yoga, birçok kişi için esnemek, sakinleşmek ya da “iyi hissetmek zorunda olunan” bir pratik olarak görülüyor. Hatta sadece oturarak öylece durulduğunu ve anlam veremediklerini söyleyen kişilerle karşılaştım :) Asla hiçbir şey olmak zorunda değildir, iyi hissetmekte bunlardan biri. Esasında kötü hissettiğinizde neler yaptığınızla da ilgilidir. Biri birinden daha çok yer tutmaz.

Bu dar alana sıkıştırmak, yoganın bugün en çok ihtiyaç duyulan tarafını — sinir sistemine seçenek sunan, bedeni yeniden güvenli bir yer olarak deneyimleme gücünü — görünmez kılıyor.

Ancak mucizesi şudur ki, bir yoga akışı içerisinde doğru şekilde güç, esneme, nefes, hız, yavaşlama, oyun, dans ve daha birçok aracın bütünleştirici gücü birleşebilir. Bu çok daha ötesini yaratır.

Ve burada noktalamazsam sonsuza kadar yazmam gerekir.

Biricik ihtiyaçlar

Aynada gördüğünüz, sokakta karşılaştığınız, eşiniz dostunuz her birimizin harekete, durmaya, zıplamaya ya da sadece nefesini hissetmeye olan ihtiyacı biriciktir. Çünkü her bedenin taşıdığı yaşanmışlıklar kadar, her sinir sistemi ve her anatomik yapı da kendine has bir oluşumdur. Eklem aralıkları, bağ dokusu yapısı, kas tonusu ve bedensel sınırlar kişiden kişiye değişir; bu farklılıklar gözetilmediğinde beden kadar sinir sistemi de zorlanır. Bu ne demek? Tetikte ve hayatta kalma çabasında bir sinir sistemiyle yaşamaya çalışmak, olay ve durumlar içerisinde düşünme, harekete geçme becerisinin azalması olarak yaşamda karşılık bulur. Birine zevkli ve iyi gelen bir tempo, başka biri için fazla hızlı ya da zorlayıcı; birine güvenli gelen bir duruş, başka biri için tetikleyici olabilir. Bu nedenle tek bir yöntem, tek bir pratik ya da tek bir yaklaşım herkes için kapsayıcı olamaz. Sinir sistemi çeşitlilikten beslenir. Yoga da bu anlamda evrensel bir reçete olmaktan çok, kişisel bir deneyim alanı sunar.

Bu bağlamda düşünüldüğünde kişinin hangi eğitime, hangi öğretmene, hangi bakış açısına yöneldiği; neye ihtiyaç duyduğunu fark edebilmesiyle ilgilidir. Bu seçimi yapmak, başkasının bedenine bakarak değil, kendi bedensel ve sinir sistemi sınırlarını tanımakla mümkündür. E bu da sağlıklı sinir sisteminin becerisidir.

Yoga, doğru biçimi öğretmekten çok, bu sınırları duyabilme ve onlara saygı gösterebilme becerisini geliştirdiğinde tahmin edilenden çok daha iyileştirici ve genişletici bir alan sunar.

Şunu da eklemeliyim ki iyileşme kelimesinden daimi bir iyilik haliyle (ki bu ütopik olurdu), her an pozitif kalmayla veya olumlamalarla eş değer tutmak yanıltıcı olur. Burada bahsettiğim iyileşme, sağlıklı bir sinir sistemiyle yaşamda karşılaşılan durumlar karşısında fonksiyonel adaptif davranabilme becerisi, duyusal ve duygusal anlamda sağlıklı zemine sahip olma halidir.

Yani en kötü zamanlarda bile bunu farkında olmak yönünü bulmakla ilgili.

Nefes bu işin neresinde?

Nefes, bu dinamikte temel taşıtır. Sinir sistemi için nefes yalnızca oksijen alıp vermek değil, içinde bulunulan anın ne kadar güvenli olduğuna dair sürekli bir geri bildirimdir. Nefes yumuşak, ritmik ve bedene yayılabildiğinde sinir sistemi regülasyon sinyalleri alır yani sakinleşir; aceleci, kesik ya da yüzeysel olduğunda ise tehlike algısı güçlenir. Bu nedenle nefesle çalışmak, sinir sistemine doğrudan temas etmenin en erişilebilir ve kalıcı yollarından biridir.

Araştırmalar sonucu gösterir ki bedende gerçek, işlevsel bir nefes olmadan herhangi bir hareket paterninin kalıcı olarak normalize olması mümkün değildir. Diyaframın sürece dahil olmadığı, göğüs ve boyun kaslarının yükü üstlendiği bir nefesle yapılan hareketler, bedeni organize etmekten uzaktır. Sinir sistemini temel alan anlayışlarda yoga pratiğinde nefes, hareketi “taşıyan” değil, hareketi yönlendiren unsurdur. Nefes duyulmadan yapılan her poz, uzayda kapladığımız bedensel şekli değiştirir; ancak sinir sistemi için anlamlı bir bütünlük yaratmaz. Bu yüzden nefes, yogada eklenen bir teknik değil, pratiğin kendisini oluşturur.

Nefesini tutarak ya da fark etmeden kısaltarak hareket eden bir bedende, kaslar iş birliği yapmaktan çok kontrol etmeye çalışır. Omuzlar yükselir, çene sıkılır, karın sertleşir; hareket devam etse bile beden güvende hissetmez. Aynı hareket, nefesin bedende alan bulabildiği bir durumda ise bambaşka bir deneyime dönüşür. Ağırlık yere daha net aktarılır, geçişler yumuşar, durmak tehdit olmaktan çıkar. Sinir sistemi bu farkı hızla algılar ve bedeni savunmadan iş birliğine davet eder. Bu yüzden yogada mesele hangi pozu yaptığımız değil, o pozun içinde nefesin nerede ve nasıl olduğudur. Bedende nefes organize olmaya başladığında, hareket de kendiliğinden, daha sürdürülebilir ve daha güvenli bir forma evrilir.

Buradaki deneyim bedende ve sinir sisteminde kayıt tutar. Hemen sonrasında yaşama yansıması da duyularınız bedeniniz duygularınız ve hislerinizle karşılık bulmaya başlar.

Son yıllarda yapılan araştırmalar ve geliştirilen teoriler de yaşanılanların bedende kaydedildiği ve bu kayıtların fark edilip, değişip dönüşmesi için de yoganın en güçlü araçlardan birisi olduğu tespit edilmiştir.

Estetik pozlar, büstiyerler, güzel vücutlar, esnek bedenler şöyle dursun içinde ne getirdin? Hepsi bu.

Kavuşmak dileğimle.

gündem

Milli tenisçi Zeynep Sönmez, Avustralya Açık tek kadınlar ilk tur karşılaşmasında dünya 11 numarası ve 11 numaralı seribaşı Ekaterina Alexandrova'yı 2-1 yenerek önemli bir galibiyete imza attı. TSİ 07.20'de oynanan maçta ilk seti 7-5 alan Sönmez, ikinci seti 4-6 kaybettikten sonra karar setini 6-4 kazanarak tur atladı.

Megastar Tarkan, yaklaşık 7 yıl aradan sonra İstanbul’da verdiği ilk konserinde, kedisini izlemeye gelen ünlü şarkıcı Mabel Matiz’e desteğini hatırlatarak “Seni çok seviyoruz, her şeyinle olduğun gibi. Tüm desteğimizle, kalbimizle yanındayız” dedi.

Real Madrid'in Levante'yi 2-0 yendiği karşılaşmada, sergilediği performansla Arda Güler maçın oyuncusu seçildi.

Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi'nde (NASA) 50 yılı aşkın bir süreden sonra Ay'a yapılacak ilk insanlı görev için hazırlıklar sürerken dev roket Florida'da bulunan Cape Canaveral'daki fırlatma rampasına taşındı. 98 metre yüksekliğinde olan Uzay Fırlatma Sistemi, neredeyse 12 saatten fazla bir sürede Araç Montaj Binası'ndan pedine kadar süren 6,5 kilometrelik yolculukta dikey olarak taşındı.

Joachim Trier'in yönetmenliğini üstlendiği Sentimental Value, Avrupa Film Ödülleri gecesine damga vurarak "En İyi Erkek Oyuncu" ve "En iyi Kadın Oyuncu" da dahil olmak üzere beş kategoride ödüle layık görüldü.

Sağlık Bakanlığı’nda eski müsteşar yardımcılığı görevinde bulunan Hüseyin Çelik, sağlık sigortasına benzer şekilde kurgulanan bir “yaşlılık sigortası” sisteminin gündemde olduğunu belirterek, 18-65 yaş arasında prim ödeyen kişilerin ilerleyen yıllarda bakıma ihtiyaç duymaları halinde bu güvenceden yararlanabileceğini ifade etti.

İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, ülkede Aralık 2025'te başlayan protestolardan Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ı sorumlu tuttu ve "Son fitnede bizzat ABD Başkanı devreye girdi" dedi.

Suriye'de ordunun Rakka iline bağlı Tabka ilçesinin kontrolünü YPG/SDG'den aldığı, 483 örgüt üyesinin teslim olmak için güvenlik güçleriyle iletişime geçtiği bildirildi.

💊 pazar önerileri

  • Kapsül Business 226. sayısı

  • 2026’da Avrupa’yı keşfetmek için 10 seyahat rotası

  • Tarkan konser özeti

gitmeden önce

Kapsül’ün misyonu, sizlere objektif, bağımsız, doğrulanmış ve onaylanmış haber içeriği sağlamaktır. Hiçbir siyasi parti, vakıf ve dernek ile doğrudan ya da dolaylı olarak ilişkisi yoktur, destekleriniz bizim için çok değerli.

☕️ Bültenlerimizi beğeniyorsanız bizi destekleyebilir ya da ekibimize kahve ısmarlayabilirsiniz.

📣 Sponsor olmak bize ulaşın.

Keep Reading

No posts found